TAMADRESİNEGELDİN
Yeni Nesil Blog Anlayışı

 

 

 



Noktalama İşaretleri

18/8/2008"

 

 

1)NOKTA (.):

 

a)Tamamlanmış cümle sonlarında kullanılır:

*Gözlerin gözlerime değince felaketim olurdu ,ağlardım.

*Beni sevmiyordun,bilirdim.

 

b)Kısaltmalardan sonra kullanılır:

* vb.            *Prof.            *Dr.      *Cad.       *Alm.        *Ar.     İng.

 

c)Sıra gösteren rakamlardan sonra “-inci” eki yerine kullanılır.

*Senin çocuk 1. sınıfta mı okuyor.

*Dün 25. yaşıma bastım.

 

d)Tarihlerin yazılışında gün,ay ve yılı gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur:

*21.03.1978                *29.X.1925

 

e)Saat ve dakika gösteren sayıları birbirinden ayırmak için konur:

*Yarın 08.45’te gideceğim.

 

2)VİRGÜL (,):    

 

a)Yazıda sıralanan eş görevli sözcükler ya da söz gruplarını ayırmada kullanılır:

*O kitabı aradım , buldum.

*Fırat,Dicle önemli nehirlerimizdendir.

*Çalıkuşu’nu ,Huzur’u ,İntibah’ı okudun mu?

*Kitabı açtı ,birkaç sayfa çevirdi , yüksek sesle okumaya başladı.

*Yakında yine bahar gelecek, ağaçlar çiçek açacak ,kediler damlara çıkacak.

 

b)Anlama güç katmak için tekrarlanan sözler arasına konur:

*Oğlunu , kadersiz oğlunu bir daha göğsüne bastı.

*Akşam,yine akşam ,yine akşam

 

c)Hitaplardan sonra kullanılır:

*Sevgili Kızım,                *Değerli Öğretmenim,                       * Saygıdeğer Müdürüm,

d)Yüklemden uzak kalmış özneden sonra konur:

 

*Ahmet Haşim, şiirde anlamın kapalı olmasına ve musikiye önem vermiş bir şairimizdir.

*İşte bu adam, Türkiye’yi pislikten kurtaracak tek adamdır.

*Tatlılar,kalorisi fazla ;fakat vitamini az besinlerdir.

 

e)Cümlede vurgulanmak istenen ögelerden sonra konur.

*Yarın,buraya geleceksin ve bu işi çabucak bitireceksin.

 

f)Anlam karışıklığına meydan vermemek için adlaşmış sıfatlardan sonra kullanılır:

*Genç, adama ters ters baktı.

*Hırsız, çocuğu kovaladı.

*Yaralı,  kadının yüzüne bakıyordu.

*İhtiyar, adamın suratına tükürdü.

 

g)Bazı cümlelerde anlam karışıklığını önlemek için kullanılır:

*Oku; adam ol baban gibi ,eşek olma.

*Siz de kazançlı çıkmak istiyorsanız benim gibi, hanımları alışverişe gönderin.

 

ğ)Bir addan önce gelen zamirlerden sonra kullanılır:

*O, şiiri niçin ezberlememiş?           

*O ,güzel günlerine yeniden dönebilse.                                                                                                                                   

*Bu, kadını bir daha görmemiş.

*Şu ,bahçeye dikilecekmiş.

 

h)Arasözlerin başında ve sonunda kullanılır.                                                                                                                                                

*Bu büyük komutanı, Atatürk’ü ,saygıyla anıyoruz.

*Bu yöre, Sibirya ve çevresi,alabildiğine soğuktur.

*Örnek olsun diye, örnek istemez ya, söylüyorum.

*Bir kuş, bir çiçek, bir böcek ,ne bileyim ben, her şey onun ilgisini çekiyordu.

*Ben de Ankara’da, o güzelim başkentte, beş yıl kaldım.

 

I)Yazıda tırnak içine alınmamış aktarma cümlelerin sonunda tırnak işareti yerine kullanılır:

*Minareyi çalan kılıfını hazırlar, diyordu.

*Artık sevmeyeceğim,dedi.

i)Cümle başında kullanılan “evet,hayır,yok,yoo,peki,tamam,hayhay,olur,

haydi,elbette…” gibi sözcüklerden sonra kullanılır:

*Hayır, bu işi sevmedim.            *Evet, yarın sınavsınız.     *Yoo,işte bunu yapamam, dedi.

 

3.NOKTALI VİRGÜL(;):

 

a)Birbirine bağlı olmakla birlikte her biri kendi içinde bağımsız cümlelerin arasında kullanılır.Bu tip cümleler birbirini açıklayan,güçlendiren ,biri diğerine örnek olan cümlelerdir.Bu kullanım özellikle atasözlerinde görülür.

*Yer üst üste iki kez sarsıldı; halk korkuyla sokaklara fırladı.

*Kısa bir konuşma yaptı; dinleyiciler onu uzun uzun alkışladı.

*Horoz ölür; gözü çöplükte kalır.

*Yalancının evi yanmış;kimse inanmamış

 

b)Virgülle ayrılmış sözleri ya da söz gruplarını  farklı sözlerden ya da söz gruplarından  ayırmak için konur.

*Sayısal derslerden matematiği,fiziği; sözel derslerden Türkçeyi, coğrafyayı çok seviyorum.

*Ahmet Haşim,Cenap Şehabettin sembolist; Tevfik Fikret ,Yahya Kemal parnasyen şairlerdendir.

*Erkek çocuklara Ali,Murat,Serhat; kız çocuklarına ise Yeşim,Senem,Serpil adları verilir.

 

c)Ögeleri arasına virgül konmuş sıralı cümleleri ayırmada kullanılır:

*Sevinçten, heyecandan içim içime sığmıyor; bağırmak,kahkahalar atmak,ağlamak istiyorum.

*At ölür, meydan kalır;yiğit ölür , şan kalır.

*Kel ölür , sırma saçlı olur ; kör ölür , badem gözlü olur.

 

d)Önceki cümleye “fakat,oysa ,lakin,ancak,çünkü…” gibi bağlaçlarla bağlanan cümlelerde bağlaçlardan önce kullanılır:

*Bu romanı inceledim ;fakat pek beğendiğimi söyleyemem.

*Köye sen git;ancak orada çok fazla kalma.

*Kazanacağım ;çünkü çok çalışıyorum.

NOT:  Noktalı virgül, yukarıda sayılan bağlaçlardan önce kullanıldığı gibi bunların yerine de kullanılabilir.

                                                                             

*Bugün erken yatmalıyım;yarın sınav var.

                                                                              

*İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen; hayattaki tek dayanağın odur.

*Sıkı giyinin ;dışarısı çok soğuk.

 

e)Öğeler arasında anlam karışıklığını önlemek için kullanılır:

*Murat;Hasan ,Ali ve Osman’dan daha çalışkanmış.

*Elma;armut,muz ve üzümden yararlıdır.

 

f)Özneden sonra virgüllerle ayrılan eş görevli sözcükler varsa ,özne noktalı virgülle ayrılır.

*1.yeni grubunun en ünlü temsilcilerinden olan Orhan Veli ; dili çok iyi kullanan ,okuyucuyu değişik bir romantizme sürükleyen , güçlü bir şairdir.

 

Not: Noktalı virgülden ve virgülden sonra gelen sözcükler – özel isim değil iseler- küçük harfle başlar.Diğer noktalama işaretlerinden sonra gelen sözcükler büyük harfle başlar.

 

 4.İKİ  NOKTA(:) :   

 

a)Bir cümle veya sözcükten sonra yapılacak açıklamalardan önce kullanılır.

*Şimdi herkes ona şöyle sesleniyordu:Atmaca Kamil.

*Bence bu cinayetin iki nedeni olabilir:Birincisi namus meselesi,ikincisi çıkar kavgasıdır.                                                                                                                                                 

*Demokrasinin tek dayanağı vardır: O da özgürlüktür.

 

b)Alıntı cümlelerden önce kullanılır.

*Bu sanatçının romanla ilgili şu sözünü anmadan geçemeyeceğim:“Roman yol boyunca gezdirilen bir aynadır.”

*Hacı Bektaş-ı Veli:“Eline,beline,diline sahip ol.” demiş.

 

b)Öykü ve romanlarda konuşma çizgisinden önce kullanılır:

*Süleyman Çavuş:

---- Bırak açma o bahsi ,dedi .

Kooperatif katibi kaşlarını çattı:

---- Yoo, böyle deme Süleyman Çavuş.

Not:İki noktadan sonra yapılacak açıklama bir cümle niteliğinde değilse küçük harfle başlar.

*En çok sevdiğim meyvelerden bazıları şunlardır:muz,elma,portakal…

 

5.KESME İŞARETİ( ’):

 

a)Özel adlardan sonra gelen çekim eklerini ayırmada kullanılır:

*Yakup Kadri’nin Yaban’ı Kurtuluş Savaşı dönemini anlatır.

 

b)Kısaltmalardan sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır

*KKTC’yi her alanda destekliyoruz.

*Yarın ABD’ye gidecek.

 

NOT:Küçük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde kelimenin okunuşu;büyük harflerle yapılan kısaltmalara getirilen eklerde kısaltmanın son harfinin okunuşu esas alınır.

*kg’dan        *PTT’ye     

 

NOT:Sonunda nokta bulunan kısaltmalar, kesme işaretiyle ayrılmaz.

* vb.leri             *mad.si       *Alm.dan       *İng.yi

 

c)Her türlü rakamdan sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrılır.

*36’nın ortak bölenleri nelerdir?

*Sen 9’uncu sınıfta mı okuyorsun?

 

UYARI: Özel isimler yapım eki aldıklarında kesme işaretiyle ayrılmaz.Yapım ekinden sonra gelen çekim ekleri de ayrılmaz.

*Ankaralıdan                *Konyalım             *Amerikalılar               *İslamcı                *Aligil

 

NOT:-ler eki –gil yapım ekinin yerini tutarsa kesme işaretiyle ayrılmaz.

*Dün Alilere gittim.                                                              *Sınıftaki Ali’ler ayağa kalksın.

 

NOT:Özel adlar yerine kullanılan ‘o’ zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz ve kendisinden sonra gelen ekler kesme işaretiyle ayrılmaz.

*Ben onun ne kadar kibirli biri olduğunu bilmez miyim?

 

d)Bazı sözcüklerde anlam karışıklığını önlemek için kullanılır:

                                                                            

                                                                               

*Osmanlılarda kadı’nın önemli bir yeri vardır.

*Pencereden kar’ı seyrediyorum.

 

e)Seslerin konuşma sırasında ya da şiirde vezin gereği düştüğünü göstermek için kullanılır:

*N’apalım             *N’eylersin              *N’etsin           *Vardı m’ola  sevdiğim yurduna

 

6.SORU İŞARETİ(?):

 

a)Soru bildiren cümle veya sözcüklerin sonunda kullanılır, cümle sözde soru cümlesi de olsa yani karşıdan bir cevap beklenmese de cümlenin sonuna soru işareti konur.

*Türk edebiyatının ilk yazılı belgesi nedir? (cevap bekliyor:gerçek soru cümlesi)

*Bu havada dışarı mı çıkılır? (cevap beklemiyor:sözde soru cümlesi)

*Böyle bir adama nasıl güvenirsin? (cevap beklemiyor:sözde soru cümlesi)

*Seni hiç sevmez olur muyum? (cevap beklemiyor:sözde soru cümlesi)

*Bu kitapları ona mı vereceğim? (cevap bekliyor:gerçek soru cümlesi)

 

b)Kuşku duyulan bilgilerin yanına ya da bilinmeyen bilgiler yerine parantez içinde konulur.

*Kayıkçı Kul Mustafa (?-1658?) halk edebiyatımızın destan şairlerinden biridir.                                                                                                                                          

*Karacaoğlan’ın  Güneydoğu Anadolu’da (?) yaşadığını söylüyor.

 

UYARI: İçinde soru sözcüğü olsa bile , bir cümle soru anlamı taşımıyorsa sonuna soru işareti konulmaz.                                                                                                                                                

*Neden gittiğini bilmiyoruz.             *Bana nasıl çalışacağımı söylemedin.

 

7.ÜNLEM(!):

 

a)Şaşma , korku, kızma ,heyecan,sevinme… gibi duyguları dile getiren cümlelerin sonunda kullanılır:

*Dur,bir yanlışlık yapmayalım!          

*Git başımdan seni görmek istemiyorum!

*Eh, hayırlısı neyse o olsun!                

*Lanet olsun böylesi işe!

*Böyle maç olmaz olsun!            

Devam Et 0 Yorum

Cümle Çeşitleri

18/8/2008"

Yapısına göre cümleler

 

Yapılarına göre basit, bileşik, bağlı ve sıralı cümleler olmak üzere dört cümle çeşidi vardır.

a) Basit Cümle:

Tek yüklemi bulunan, tek yargı bildiren cümleler yapı bakımından basit cümledir. Basit cümleyi belirleyen tek yüklemin, tek yargının bulunmasıdır. Yüklem dışındaki diğer ögelerin sayısı önemli değildir. Basit cümleler hem isim hem fiil cümlesi olabilir. Türkçede cümleler genellikle basit yapılıdır:

Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz.

Akıllı düşman, akılsız dosttan yeğdir.

Güneş balçıkla sıvanmaz.

Yapısında fiil ismi, sıfat-fiil, zarf-fiil veya bu tür kelimelerden yapılmış kelime grupları bulunan cümlelerde bu unsurlar bağımsız yargı bildirmedikleri için, böyle cümleler de yapı bakımından basit cümle sayılırlar:

Bu kadar yolu yaya gitmek zor olabilir.

Gülü seven dikenine katlanır.

Ayaklarını sürüyerek yerine geçti.

b) Birleşik Cümle:

İçinde birden fazla yargının bulunduğu cümleler, birleşik cümledir. Bu yapıdaki cümlelerde esas yargıyı üzerinde bulunduran bir temel cümle ve bu temel cümleyi çeşitli yönlerden tamamlayan yan cümleler bulunur.

Türkçede şartlı birleşik cümle, ki’li birleşik cümle ve iç içe birleşik cümle olmak üzere üç çeşit birleşik cümle vardır:

Şartlı birleşik cümle: İçinde şart kipi bulunan cümledir. Şart kipi, diğer fiil çekimlerinden farklı olarak bitmiş bir hareket göstermez, bir yargı ifade etmez. Bu sebeple şart kipiyle bağımsız bir cümle yapılamaz.

Bu yapıdaki cümlede şart kipini taşıyan yardımcı cümle önce, temel cümle sonra gelir. Şart cümlesi temel cümleyi genellikle şart, zaman, sebep, benzetme gibi anlamlarla tamamlar ve temel cümlenin zarfı olur:

Derslerine düzenli çalışırsan sınıfını kolay geçersin.

Pazar günü hava güzel olursa gezmeye gideceğiz.

Artık demir almak günü gelmişse zamandan

Meçhûle giden bir gemi kalkar bu limandan.”

(Yahya Kemâl)

 

Ki’li birleşik cümle: Farsçadan dilimize giren ki bağlama edatıyla yapılan birleşik cümledir. Ki edatı, çekimli bir fiilden sonra gelince bağlama edatı olur. Bu cümlelerde ki edatına kadar olan kısım asıl unsur; ki edatından sonraki unsur yardımcı unsurdur. Bu sıralanış Türkçeye aykırıdır. Ki edatı çıkarılınca cümle Türkçedeki sıralanışa uyar:

Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini. (Gözlerimin rengini unuttuğunu duydum.)

Öyle insanlar vardır ki yaptıkları iyilikleri her fırsatta söylemekten zevk duyarlar. (Yaptıkları iyilikleri her fırsatta söylemekten zevk duyan insanlar vardır.)

Ki’den önceki unsurun isim olması hâlinde ki, yardımcı cümleyi asıl cümleye bağlamaz, asıl cümlenin yüklemini onun isim unsuruna bağlar. Böyle cümlelerde söylenmese de anlamda bir değişiklik olmaz:

Limon ki bol vitaminli bir meyvedir, kışın yetişir. (Limon bol vitaminli bir meyvedir, kışın yetişir. / Bol vitaminli bir meyve olan limon kışın yetişir.)

 

İç içe birleşik cümle: Bir cümlenin herhangi bir görevle başka bir cümlede yer almasıyla meydana gelen birleşik cümledir. Araya giren cümle, temel cümledeki anlamı tamamlayan yardımcı cümle olarak nesne veya diğer unsurlardan birinin parçası olur:

Edebiyat öğretmeni içinizde “Han Duvarları”nı okuyan var mı, dedi.

Hayır, o değil, şu uzun boylu adam, dedi.

c) Bağlı Cümle:

Birden fazla cümlenin fakat, ama, ancak, lâkin, ve, veya gibi edatlarla bir özneye bağlanarak oluşturduğu cümledir. Her biri bağımsız cümle olan bu cümleler arasındaki ilgi, bağlama edatlarıyla kurulmakta ve pekiştirilmektedir:

Konuşmayı erken öğrendim ama susmayı öğrenmem için yaşlanmam gerekti.

Ölmek kaderde var,bize üzüntü vermiyor

Lâkin vatandan ayrılışın ıztırabı zor.

ç) Sıralı Cümle:

Tek başına bağımsız yargı bildiren iki veya daha fazla cümlenin bir anlam bütünlüğü içinde sıralanmasıyla kurulan cümlelerdir. Yüklemleri çekimli fiil olan sıralı cümleler, birbirinden virgül veya noktalı virgülle ayrılır:

Alacağını tahsil etmek için önce telefon etmiş, sonra biriyle haber yollamış, olmayınca kendisi gitmek zorunda kalmıştı. Bu sıralı cümlede yargı taşıyan telefon etmiş, haber yollamış, zorunda kalmış yüklemlerini birbirine bağlayan –, kip ekidir. Sıralı cümlede önceki yargılarda bu ek tekrarlanmayıp son yargıya doğru bir bağımlılık sağlanır. Böylelikle cümlenin bitmediği de hatırlatılmış olur.

Aradaki ilginin ortak cümle ögeleriyle sağlandığı sıralı cümleler bağımlı sıralı cümle; ilginin sadece anlam yönüyle kurulduğu cümleler bağımsız sıralı cümledir:

Çetin, kantinde bizi bekliyormuş, hemen yanımıza geldi, kolumuzdan tutup masasına götürdü. (Özne, ortaktır.)

Öğretmeni Aysel’i çağırıyordu; Aysel hiç oralı değildi

 

Yükleminin Türüne göre cümleler

a) Fiil Cümlesi:

Yüklemi çekimli bir fiil veya fiil grubu olan cümle, yükleminin türüne göre fiil cümlesidir. Her türlü hareket, iş, oluş fiil cümleleriyle karşılandığı için fiil cümleleri isim cümlelerine göre daha çok kullanılır.

Yükleminin geçişli fiil olması durumunda, fiil cümlelerinde cümlenin bütün ögeleri bulunabilir. Fiil geçişsiz olursa cümlenin nesnesi olmayacaktır.

“İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;

Önce hafiften bir rüzgâr esiyor,

Yavaş yavaş sallanıyor

Yapraklar ağaçlarda.”

(Orhan Veli)

Başlarını göklere çarpmaktan, genellikle cüceler korkar.

(Cenap Şahabettin)

Allah size bir yüz vermiş; bir tane de siz eklemeyin.

(Shakespeare)

Mum, dibine ışık vermez

(Atasözü)

b) İsim Cümlesi:

Yüklemi ek-fiille çekimlenmiş bir isim veya isim grubu olan cümleler, yükleminin türüne göre isim cümlesidir.

İsim cümleleri, genellikle özne ve yüklemden oluşur. İsim cümlelerinin olumsuzunu yapmak için değil ve yok kelimeleri kullanılır. Ağzı var, dili yok.

“Ormanlar koynunda bir serin dere

 Dikenler içinde sarı gül vardır.”

(Rıza Tevfik Bölükbaşı)

“Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin.

 Benim doğduğum köyler de güzeldi.”

(Cahit Külebi)

Ölmek değildir, ömrümüzün en feci işi

 Müşkül budur , ölmeden evvel ölür kişi”

(Yahya Kemal)

Cesurun bakışı, korkağın kılıcından keskindir.

 

Yükleminin yerine göre cümleler

Yüklemin cümle içindeki yerine göre iki çeşit cümle vardır.

a) Kurallı (Düz) Cümle:

Türkçede asıl unsurlar sonra, yardımcı unsurlar önce geldiği için cümlenin en önemli ve asıl ögesi olan yüklem genellikle cümlenin sonunda yer alır.  Yüklemi sonda olan cümle, kurallı cümledir. Cümlede özellikle belirtilmek istenen unsurlar yükleme yaklaştırılır:

Kayıhan, / bu akşam / pencerenin önünde / oturuyordu.

Kayıhan, / pencerenin önünde / bu akşam / oturuyordu.

Bu akşam / pencerenin önünde / Kayıhan / oturuyordu.

 

b) Devrik Cümle:

Yüklemi sonda olmayan cümle, devrik cümledir. Devrik cümlelere daha çok şiir dilinde rastlanır. Günlük konuşmalarda, atasözlerinde ve deyimlerde de zaman zaman devrik cümleler görülür. Cümlede yüklemin dışındaki ögelerin yer değiştirmesi durumunda cümlenin kurallılığı bozulmaz. Ancak yüklemin yeri değişirse cümle devrik olur:

“Bir kökte uzamış sarmaşık gibi

 Dökülmüş gerdana saçların güzel.”

(Âşık Veysel)

“Aya haber sal çıksın bu gece;

 Görünsün şöyle gönlümce.”

(Cahit Sıtkı Tarancı)

Sensiz kaldım bu yerde.

Gülme komşuna, gelir başına.

Çocuktan al haberi.

 

Anlamına göre cümleler

Anlamına göre üç çeşit cümle vardır.

a) Olumlu Cümle:

Yargının gerçekleştiğini bildiren cümleler, olumludur. Bu cümlelerin yüklemi varlık, olma veya bulunma bildirir:

Kurt kocayınca, köpeğin maskarası olur.

(Atasözü)

Gerçek belirince yalan ortadan kalkar.

(Atatürk)

Para ile satın alınan sadakat, daha fazla para ile de satılır.

(Seneca)

Beklediğimiz haber, nihayet geldi.

Yapısı bakımından olumsuz görünen bazı cümleler anlam bakımından olumludur. Cümlede iki olumsuz unsurun bulunması cümlenin anlamını olumlu yapar:

Nasıl cevap vereceğini bilmiyor değildi.(=biliyordu)

Allah’tan korkmayan yoktur.(=herkes korkar)

Yapı bakımından olumsuz bazı cümleler soru yoluyla olumlu bir anlam kazanabilir:

Siparişlerinizi getirmez olur muyum. (=getiririm)

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kan değil midir?

b) Olumsuz Cümle:

Yargının gerçekleşmediğini, yapılmadığını bildiren cümleler, anlam bakımından olumsuzdur.

Fiilden fiil yapan –ma-, -me- olumsuzluk eki, değil edatı ve yok keli­mesi cümleleri olumsuz yapan unsurlardır:

Bundan sonra kimseyi kandırmayacak.

“Bu güler yüzlü adam ben değilim.”

(Cahit Sıtkı Tarancı)

Cebimde beş kuruş para yok.

Yapı bakımından olumlu olan bazı cümleler soru ekiyle olumsuz bir anlam kazanabilir:

Matematik sınavından 95 almak kolay ? (Kolay değil.)

Babamın yanında hiç, sigara içebilir miyim? (İçemem.)

 

ne......ne bağlama edatıyla kurulan cümleler de anlam bakımından olumsuzdur. Cümlede bu unsur varsa yüklem mutlaka olumlu olmalıdır:

“Ne hasta bekler sabahı

Ne taze ölüyü mezar

Ne de şeytan, bir günahı

Seni beklediğim kadar.”

(Necip Fazıl)

Ne sevenim var ne soranım var.

c) Soru Cümlesi:

Herhangi bir şeyi öğrenmek için soru unsurlarıyla kurulan cümleler, soru cümlesidir. Soru cümleleri genellikle, soru eki mı (mi, mu, mü) ile yapılır. Ayrıca hani, hangi, kim, kaç, nasıl, ne, neden, niçin gibi soru kelimeleriyle de soru cümleleri kurulur. Soru cümlesi olumlu veya olumsuz olabilir:

Doktor içeride mi?

Hangi konuyu anlamadınız?

Niçin bu kadar geç kaldınız?

Yeni sınav yönetmeliği hakkında ne düşünüyorsunuz?

Üniversitemizi nasıl buldunuz?

 

Cümlede soru eki hangi kelimeden sonra gelirse onu sorar:

Aybars dün arabasıyla geldi mi?

Aybars dün arabasıyla geldi?

Aybars dün arabasıyla geldi?

Aybars dün arabasıyla geldi?

 

Soru ekinin her zaman ayrı yazılması gerektiğini unutmayınız.

 

 

Devam Et 0 Yorum

Fiiller

18/8/2008"

FİİLLER


FİİL: Varlıkların yaptıkları işleri, eylemleri, zaman ve kişiye bağlayarak anlatan kelimelere FİİL denir.
          Fiil olan sözcükte üç temel öğe vardır. 1. Eylem 2. Zaman 3. Kişi
          yaklaşıyordum, durmuştur, söylüyor, buldu (yaklaş, dur, söyle, bul) Bu kelimelerin fiil olup olmadıklarını anlamak için, en küçük anlamlı parçalarını (köklerini) buluruz:
          Bulduğumuz bu köklere, mastar eki, "-mek, -mak" ekleriz. Eğer anlamlı kelimeler elde ediyorsak, bulduğumuz kelimeler fiil demektir.
          Örneğin; "göz" sözcüğüne "-mek, -mak" mastarını eklediğimizde "gözmek, gözmak" gibi anlamsız kelimeler oluşuyot. Demek ki "göz" sözcüğü fiil değildir.

Kök: Fiilerin sonlarındaki bütük ekler atıldıktan sonra kalan anlamlı kısmına KÖK denir.

Çekimli Fiil

Taban Kök

Sonucu

gördüm
seviyor
bilir
suluyor

gör
sev
bil
sula

bozulmadı
bozulmadı
bozulmadı
bozulmadı

 

: : FİİLLERDE ZAMAN : :
: : FİİLLERDE ŞAHIS : :
: : FİİL KİPLERİ : :
: : FİİL ÇEKİMLERİ : :

: : FİİLİMSİLER : :
: : EK FİİLLER : :
: : ÇATI BAKIMINDAN FİİLLER : :

FİİLLERDE ZAMAN

          Dilimizde tek zamanlı ek almış fiiller olduğu gibi birden çok zaman veya kip eki almış fiiller de vardır. bunlar:
A. Basit Zamanlı Fiiller: Tek zaman eki almış fiillerdir. Türkçede geniş zamanla birlikte dört temel zaman bulunur.
1. Geçmiş Zaman: İş veya oluşun daha önceden, geçmişte yapıldığını bildiren zamandır. İkiye Ayrılır. İkiye Ayrılır:
a. Belirli (-di'li) Geçmiş Zaman: Eylemin sözün söylendiği andan, önceden yapıldığını, söyleyenin kesin inancıyla tam anlatrır:
          Fiillerde bulunan "-di, -du, -dü, -tu" ekleri -di'li geçmiş zamanı belirtirler.
          Öğretmenimiz sınıfa geldi. Bütün çocuklar bahçeye koştu ...
b. Belirsiz (-miş'li) Geçmiş Zaman: Eylemlerin sözden önce yapıldığını bildirir ancak, kesinlik yoktur. Söyleyen kendisi duyup görmemiş, işitmiştir. Bu kip masallara yakışır.
          Fiillerde bulunan "-muş, -mış, -miş, -müş" ekleri -miş'li geçmiş zamanı belirtirler.
          Okul bahçesinde üç tur koşmuş. Havalar soğuyunca üşütmüş...
2. Şimdiki Zaman: Eylem ile anlatımın birlikte olduğunu bildiren zamandır
          Ders çalışıyorum. Alış veriş yapıyorum.
3. Gelecek Zaman: Eylem ile anlatımdan sonra yapılacağını bildiren zamandır
          Aynur tiyatroya gidecek. Birlikte eğleneceğiz.
4. Geniş Zaman: Eylem her zaman yapılabileceğini bildiren zamandır
          Akşamları trene binerim. Her gece oyun oynarım.
B. Birleşik Zamanlı Fiiller: Birden çok zaman veya kip eki almışlardır.
1. Hikâye: Basit zamanlı bir fiile ek fiil olan "idim veya idi" getirilerek yapılır.
          bak (ı) + yor + idi __ bakıyordu
          al + mış + idim __ almıştım
2. Rivayet: Basit zamanlı bir fiile ek fiil olan "imişim, imiş" getirilerek yapılır.
          bak (ı) + yor + imiş __ bakıyormuş
          al + acak + imiş __ alacakmış
3. Şart: Basit zamanlı bir fiile ek fiil olan "isem, ise" getirilerek yapılır.
          bak (ı) + yor + isem __ bakıyorsam
          al + acak + ise __ alacaksa

FİİLLERDE ŞAHIS

          Fiillerin belirttiği iş, oluş veya hareket bir şahsa bağlıdır. Bunu fiilin aldığı ekten ve fiile yönelttiğimiz sorudan anlarız.

__ Geldim
__ Kİm geldi?
__ Ben (I. tekil şahıs)

 

gel
fiil kökü

-

di
zaman eki

-

m
şahıs eki

__

geldim

  • Aşağıda "gelmek" fiilinin şahıslara göre çekimi yapılmıştır:

Fiil kökü

 

Zaman eki

 

Şahıs eki

 

 

 

gel
gel
gel
gel
gel
gel

+
+
+
+
+
+

di
di
di
di
di
di

+
+
+
+
+
+

m
n
-
k
niz
ler

--
--
--
--
--
--

geldim
geldin
geldi
geldik
geldiniz
geldiler

(I. tekil şahıs)
(II. tekil şahıs)
(III. tekil şahıs)
(I. çoğul şahıs)
(II. çoğul şahıs)
(III. çoğul şahıs)







FİİL KİPLERİ

          Fiillerde zaman, şahıs veya dilek bildiren, ek almış biçimlerine KİP denir. Dilimizde fiil kipleri ikiye ayrılır:

A. Haber Kipleri: Haber kipleri işin, oluşun veya hareketin zaman ve şahsa bağlı olarak meydana geldiğini bildiren kiplerdir. Bunlara BİLDİRME KİPLERİ de denir.
1. Belirli (-di'li) Geçmiş Zaman Kipi: Eylemin sözün söylendiği andan, önceden yapıldığını, söyleyenin kesin inancıyla tam anlatrır:
          Fiillerde bulunan "-di, -du, -dü, -tu" ekleri -di'li geçmiş zamanı belirtirler.
          Öğretmenimiz sınıfa geldi. Bütün çocuklar bahçeye koştu ...
2. Belirsiz (-miş'li) Geçmiş Zaman Kipi: Eylemlerin sözden önce yapıldığını bildirir ancak, kesinlik yoktur. Söyleyen kendisi duyup görmemiş, işitmiştir. Bu kip masallara yakışır.
          Fiillerde bulunan "-muş, -mış, -miş, -müş" ekleri -miş'li geçmiş zamanı belirtirler.
          Okul bahçesinde üç tur koşmuş. Havalar soğuyunca üşütmüş...
3. Şimdiki Zaman Kipi: Eylem ile anlatımın birlikte olduğunu bildiren zamandır
          Ders çalışıyorum. Alış veriş yapıyorum.
Şimdiki zaman kipinin eki "-yor" fiillere hiç değişikliğe uğramadan eklenir.
4. Gelecek Zaman Kipi: Eylem ile anlatımdan sonra yapılacağını bildiren zamandır
          Aynur tiyatroya gidecek. Birlikte eğleneceğiz.
Gelecek zaman kipinin ses uyumuna göre "-ecek, -acak" tır
5. Geniş Zaman Kipi: Eylem her zaman yapılabileceğini bildiren zamandır
          Akşamları trene binerim. Her gece oyun oynarım.
Gelecek zaman kipinin ekleri "-ar, -er, -ır, -ir, -or, -ör, ur, -ür, -r" dir.

B. Dilek Kipleri: Bir eylemin yapılması ya da bir oluşun meydana gelmesini dilek anlamı vererek anlatan kiplerdir. Dörde ayrılır:
1. Gereklilik Kipi: Bir iş, oluş veya hareketin gerekliliğini anlatır. Ekleri ses uyumuna göre "-meli, -malı" dır.
          Haftada bir kitap okumalıyım
          Kestikten sonra affımı istirham etmelisin
2. İstek Kipi: Bir iş, oluş veya hareketin yapılmasının, olmasının istendiğini belirten kiptir. Ekleri ses uyumuna göre "-e, -a" dır
          Şimdi affını yazayım
          İstirhamım kabul olunmazsa, kendi başımın kesilmesini isteyeyim.
3. Dilek Şart Kipi: Bir dilek ve şartın anlamı bulunmaktadır. İş veya oluşun, hareketin meydan gelmesi bir şarta bağlıdır. Ekleri ses uyumuna göre "-se, -sa" dır.
          Babam gelirse gideceğiz
          Okusa da babası gibi, adam olsa.
4. Emir Kipi: Bir iş, oluş veya hareketin olmasını, yapılmasını veya yapılmamasını emretmek için kullanılır.
          Hayır bey, hayır!... Padişahın emrinden çıkma. Beni kes... Kestikten sonra affımı istirham et.
İnsan kendine emir veremeyeceğinden bu kipin birinci tekil ve çoğul şahısları yoktur.

FİİL ÇEKİMLERİ


Basit Zamanlı Fiillerin Çekimleri: <****** language=JavaScript> (Örnek tablo için tıklayın)

Birleşik Zamanlı Fiiller: Basit zamanlı bir fiilin, ikinci bir zaman eki almasıyla meydana gelen fiillere BİRLEŞİK ZAMANLI FİİL denir. Bileşik zamanlı fiiller üçe ayrılır:

1. Hikaye Bileşik Zamanı: Eki "-di" dir.
          okumuştu, yapsaydı, çıkmıştı, yapmalı idik...
2. Rivayet Bileşik Zamanı: Eki "-miş" tir.
          söyleyecekmiş, gidiyormuşsunuz, dönmeliymişim...
3. Şart Bileşik Zamanı: Eki "-se, -sa" dır
          alırsam, yaparsam, bilmezsen, gördülerse...

Fiillerin Olumsuz ve Soru Şekilleri:
Olumlu Fiil: İşin, oluşun ya da hareketin yapıldığını veya yapılabileceğini bildiren fiilere, olumlu fiil denir.
          Resim yapacağım (Olumlu fiil)
Olumsuz Fiil: İşin, oluşun ya da hareketin yapılmadığını veya yapılmayacağını bildiren fiilere, olumsuz fiil denir.
          Resim yapmayacağım (Olumsuz fiil)
Fiillere olumsuzluk anlamını "-me, -ma" ekleri vermektedir.

FİİLİMSİLER

          Aslında fiil oldukları halde cümle içinde çekimli halde bulunmayan, fiile benzeyen, ama fiillerin görevini yapmayan kelimelere FİİLİMSİ denir.
          Bir cümlede ne kadar fiilimsi varsa o kadar cümlecik vardır. Çünkü her fiilimsi bir yan cümlecik oluşturur. Çekimli fiilin bulunduğu gruptaki kelimeler temel cümleciği meydana getirirler.

          Fiilimsiler: a) İsim - fiil b) Sıfat - fiil c) Bağ - fiil olmak üzere üçe ayrılır.

1. İsim - Fiiler: Fiil kök ve gövdelerine eklenen "-me, -mek, -iş" ekleri sonucu meydana gelirler. Fiillerin isim gibi kullanılabilen şekilleridir. İsim - fiiller; hem bir eylemin adı oldukları için isim, hem de özne, nesne, tümleç aldıkları için fiil olan kelimelerdir.
          Çalışmak zorundayım.
          Bütün sorunları anlaşma yoluyla çözebiliriz.
2. Sıfat - Fiiler: Varlıkları niteledikleri için sofat, yan cümlecik kurdukları için de fiil sayılan kelimelerdir.
Sıfat - fiil türeten ekler: "-en, -er, --acak, -miş, -dik, -esi ..." gibi
          Çalışkan insandan zarar gelmez.
          Olacak işin peşinden koşulur.
          Geçmiş günlerimi çok arıyorum.
3. Bağ - Fiiler: Birleşik bir cümlede iki cümleyi bağladıkları için bağlaç; özne, nesne, tümleç aldıkları için fiil sayılan kelimelerdir. Bağ fiillere "ulaç" da denir. Çekim ekleri almazlar. Cümlede zarf olarak kullanılırlar.
Bağ fiiller şu eklerle türerler: "-ip, -arak, -ınca, -ma, -ken, -dan, -dıkça, -dikçe ..."
          Canım sağ oldukça hiçbir şey beni yıldıramaz.
          İşe gireli gece gündüz çalışıyorum.
          Sen gelince ben giderim.

EK FİİLLER

          İsim soylu kelimelerin sonlarına eklenen ve onları çekimli hale getiren eklere, EK-FİİL EKİ denir.
          Ek fiilin dört çeşit zamanı vardır:

1. Olayların her zaman olabileceğini belirten geniş zaman anlamı:

2. Ek - fiilin hikâyesi geçmiş zaman anlamı verir:

3. Ek - fiilin rivayeti başkasından duyulan şekildeki anlatımlar için kullanılır.

4. Ek - fiilin şartı, şart anlamı verir:

çocuğum
çocuksun
çocuktur (çocuk)
çocuğuz
çocuksunuz
çocuklar

çocuktum
çocuktun
çocuktu
çocuktuk
çocuktunuz
çocuktular

çocukmuşum
çocukmuşsun
çocukmuş
çocukmuşuz
çocukmuşsunuz
çocukmuşlar

çocuksam
çocuksan
çocuksa
çocuksak
çocuksanız
çocuksalar

ÇATI BAKIMINDA FİİLLER

 

Çatı Bakımından Fiiller

 

Etken - Edilgen Fiiller

 

Geçişli - Geçişsiz Fiiller

Cümlenin yüklemi özne alıyorsa etken, almıyorsa edilgendir.

 

Cümlenin yüklemi nesne alıyorsa geçişli, almıyorsa geçişsizdir.


Etken - Edilgen Fiiller: Cümlede mutlaka özne ile birlikte kullanılan fiillere etken fiil, bazı fiiller, cümlede özne almadan kullanlır, bu çeşit fiiller edilgen fiil denir.

Geçişli - Geçişsiz Fiiller: Dilimizde bu fiiller mutlaka özne istedikleri gibi nesne de isterler. Nesne almak zorunda olan fiillere geçişli fiil, fiili nesne almadan kullanılan fiillere de geçişsiz fiil denir.

 

Devam Et 0 Yorum

Tavsiye Siteler